top of page

"Ama Ben Öyle Demek İstememiştim!" İlişkilerde Niyet ve Etki Karmaşası | Eskişehir Yetişkin Çift Danışmanlığı

Yazarın fotoğrafı: Süha Topçu
Süha Topçu
6 gün önce
3 dakikada okunur
Koltukta oturan üzgün adam eskisehir pisikolog yetişkin çift terapisti

Sıradan bir akşamüstü... Eşinizle sohbet ederken öylesine, belki biraz dikkatsizce bir cümle kurdunuz. Niyetiniz asla onu incitmek veya eleştirmek değildi. Ancak eşinizin yüzü aniden düştü, sessizleşti ve cümlenizin altından bambaşka bir anlam çıkararak size kırıldığını ifade etti. Siz büyük bir şaşkınlık ve haksızlığa uğramışlık hissiyle hemen savunmaya geçtiniz: "Ama ben öyle demek istemedim ki! Sen her şeyi yanlış anlıyorsun, sürekli kelimelerimi cımbızlıyorsun." Eşiniz ise duyulmadığını hissederek daha da uzaklaştı. Siz niyetinizin temiz olduğunu kanıtlamaya çalıştıkça, o kendi kırgınlığının yok sayıldığını hissetti ve o basit sohbet, saatler süren yorucu bir haklılık mücadelesine dönüştü.

Eskişehir'deki Merkezimizde çiftlerle çalışırken; aralarındaki sevgiye rağmen sırf bu "niyet ve etki" karmaşası yüzünden birbirlerini duyamayan, anlaşmazlıkları çözmek isterken daha da derinleştiren birçok danışanla karşılaşıyoruz. Bir psikolojik danışman olarak bilmenizi isterim ki; eşinize "Ben öyle demek istemedim" diyerek kendinizi açıklama çabanız, aslında ona değer verdiğinizi ve onun gözünde "kötü niyetli biri" olmak istemediğinizi gösteren çok insani bir savunmadır. İletişimde sadece "kendi niyetimize" odaklanıp, karşı tarafta yarattığımız "etkiyi" gözden kaçırmak, eşinizin duygusal dünyasına görünmez bir duvar örmek anlamına gelir.

Neden Hemen "Ben Öyle Demek İstememiştim" Diyoruz? | Eskişehir Yetişkin Çift Danışmanlığı

Eşimiz kırıldığında onun duygusunu şefkatle kapsamak yerine, anında kendi kelimelerimizi savunmaya geçmemizin altında yatan psikolojik dinamikler şunlardır:

  • Kötü Biri Olmama Çabası: Eşiniz size kırıldığında, içinizdeki o kırılgan parça bunu bir suçlama olarak algılar. "Sanki ona bilerek zarar vermişim gibi davranıyor" düşüncesi sizi ürkütür. Zihniniz, niyetinizin ne kadar saf olduğunu kanıtlayarak aslında "ne kadar iyi ve seven bir partner" olduğunuzu onaylatmaya çalışır.

  • Etkiyi Değil, Niyeti Gerçeklik Kabul Etmek: Bizler kendi davranışlarımızı "niyetlerimize" göre değerlendiririz, ancak başkalarının davranışlarını üzerimizde bıraktıkları "etkiye" göre yargılarız. Niyetimiz iyi olduğu için sonucun da zararsız olması gerektiğine inanırız ve eşimizin hissettiği acıyı o an mantıksız buluruz.

  • Duygusal Sorumluluktan Kaçınma: Eşinizin incinmiş haliyle kalmak ve bu üzüntüye alan açmak zordur. Durumu hemen kendi pencerenizden açıklayarak, bu duygusal ağırlıktan bir an önce kurtulmak istersiniz.

Sistemik Tuzak: "Niyet" Mahkemesinde Kaybolmak

Eğer evdeki iletişim, "Ben ne demek istedim?" ile "Sen ne anladın?" arasında bir tenis maçına dönerse, o ilişkinin içinde iki taraf da derin bir yalnızlık çeker.

Siz "Öyle demek istemedim" dediğinizde, eşinizin duyduğu şey şudur: "Senin şu an hissettiğin kırgınlık yersiz ve yanlış." Bu durum, partnerinizin kendi gerçekliğinin ve duygusunun iptal edildiğini hissetmesine neden olur. Bir insanın duygusu iptal edildiğinde, o duyguyu size duyurabilmek için ya sesini daha çok yükseltir ya da anlaşılamayacağına ikna olup tamamen kendi içine çekilir. Siz haklı olduğunuzu kanıtlasanız bile, günün sonunda eşinizle aranızdaki bağ zedelenmiş olur.

Savunmayı Bırakıp Şefkatle Duyabilmenin 3 Adımı

O fkatli ve güvenli bir alan inşa edebilmek için şu adımları izleyebilirsiniz:

  • Niyet ile Etkiyi Birbirinden Ayırın: Kazara birinin ayağına bastığınızda, niyetiniz onun canını yakmak değildir. Ancak bu "iyi niyetiniz", karşı tarafın ayağının acıdığı gerçeğini değiştirmez. Ayağına bastığınız kişiye "Ama ben bilerek basmadım ki!" demek yerine "Çok özür dilerim, canın yandı mı?" dersiniz. İlişkilerde de aynı kural geçerlidir. Niyetiniz ne kadar iyi olursa olsun, ortaya çıkan etkinin (eşinizin kırılmasının) sorumluluğunu şefkatle alın.

  • Açıklama Yapmadan Önce "Duyun": Eşiniz kırıldığını söylediğinde zihniniz hemen "Açıkla, kendini savun!" komutu verecektir. Bu düşünceyle ayrışın ve savunma kalkanınızı indirin. Kendinizi açıklamadan önce ona sadece şunu söyleyin: "Benim sözlerim sende böyle bir his yarattıysa, bu seni ne kadar incitmiş olmalı... Bunu duyuyorum." Eşiniz önce kendi üzüntüsünün kabul gördüğünü hissetmelidir.

  • Açıklamayı Şefkatle Sonraya Bırakın: Eşinizin duygusu anlaşıldıktan ve o şefkatli bağ yeniden kurulduktan sonra, kendi iç dünyanızı yumuşak bir şekilde paylaşabilirsiniz: "Seni incittiğim için gerçekten üzgünüm. O anki niyetim sadece düşüncemi paylaşmaktı, ancak sana bu şekilde yansıyacağını fark edemedim." Bu ifade, hem onun duygusunu onurlandırır hem de sizin niyetinizi güvenle ortaya koyar.

Eskişehir Yetişkin Çift Danışmanlığı: Ne Zaman Destek Alınmalı?

Eğer ilişkinizdeki her ufak diyalog, "sen öyle dedin, ben böyle anladım" şeklinde saatler süren yorucu bir analiz döngüsüne giriyorsa, birbirinizi ikna etmeye çalışırken duygusal olarak tamamen tükendiğinizi ve artık ne söyleseniz yanlış anlaşıldığınızı hissediyorsanız; bu iletişim düğümünü tek başınıza çözmek çok zorlayıcı olabilir.

Eskişehir Çift Yetişkin Danışmanlığı süreçlerimizde; Uzman Psikolojik Danışman Süha Topçu eşliğinde çiftlerin bu savunma kalkanlarını indirmelerine, birbirlerinin kelimelerine değil "ihtiyaçlarına" odaklanmalarına ve şefkatli bir dinleme alanı inşa etmelerine rehberlik ediyoruz. Birbirinize açıklama yapmak zorunda kalmadan, sadece anlaşıldığınızı hissedebilmek için merkezimizden destek alabilirsiniz.

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page